31 Ağustos 2014 Pazar

Bakü'ye Nasıl Gidilir?


2014 yaz tatili benim için 4 Ağustos’tan itibaren başladı.Yoğun geçen final,arazi ve staj döneminden sonra 11-17 Ağustos 2014 tarihleri arasında iş sebebiyle Kars’ta olmam gerekiyordu.Türkiye’nin en batısı Uğurlu,Gökçe Ada’dan  ülkemizin en doğusu diyebileceğimiz şehirlerden Kars’tan daha  doğusuna seyahat etmeye karar verdim.Daha önce Avrupa’nın bir çok ülkesine ve balkanlara birçok kez seyahat etme fırsatı bulmuştum.Güney Kafkasya’ya seyahat etmek benim için bir farklılık olacak ve daha önce derinlemesine tanıma fırsatı bulamadığım kültürleri yerinde tanıma  fırsatı bulacaktım.Türkiye’den yurt dışına seyahat etmek isteyenler için Gürcistan oldukça ucuz ,Azerbeycan  ise aksine  Avrupa ülkeleriyle yarışır cinsten.Eğer kara yoluyla seyahat etmeye karar verdiğiniz  taktirde ulaşıma çok fazla para harcamayacağınızdan bu rota tercih sebebi olabilir.Gürcistan ve Azerbaycan’ı  gezmek istiyorsanız virajlı,bozuk,uzun yollara, eski rus trenlerine, zamanında hareket etmeyen ve balık istifi dolmuşlara, uzun sınır kuyruklarına  ve diğer  sürprizlere hazır olmalısınız. Bu yazımda Bakü’ye uçakla,otobüsle ve trenle nasıl  gidileceğini seyahatim  ve araştırmalarım sırasında aldığım notlardan düzenledim.Aşağıda 4 farklı rota yer almaktadır.Ben seyahatim sırasında 3.Rotayı izledim ve Bakü’ye giderken Batum ve Tiflis’te ikişer gece konaklayarak  gittim. Karar sizin istediğiniz rotayı seçip Kafkasları yakından tanıyabilirsiniz!

Bakü’ye uçakla nasıl gidilir?
Bakü’ye İstanbul’dan  Azal Havayolları ve THY tarafından gün içerisinde yaklaşık 3-4 sefer gerçekleştiriliyor.Karayolu ulaşımı ile karşılaştırdığımızda fiyatlar yüksek diyebiliriz.Bir ay önceden bilet almaya karar verdiğinizde 260-280€ arasında gidiş-dönüş bilet bulabilirsiniz.İstediğiniz tarihleri  www.skyscanner.com ‘dan aratabilirsiniz.

Bakü’ye karayolu ile  nasıl gidilir?

1.Rota:İstanbul-Bakü
Bakü’ye havayolu ile ulaşımın pahalı olması sebebiyle İstanbul-Bakü arasında günlük otobüs seferleri yapılmaktadır.Bir çok gezgin fiyat farkı çok fazla olduğundan bu yolu tercih edebilir.Otobüs ile İstanbul-Bakü arası  40 € civarında seyahat süresi sınırlarla birlikte 40 saati buluyor.Metro ve Mahmut turizm bu seferler için tercih edilebilir.( http://www.mahmutturizm.com.tr/) 

 2.Rota: Kars-Tiflis-Bakü

Haritada görüldüğü gibi Kars-Tiflis arası 303 km araçla yaklaşık 5 saat sürüyor fakat bu güzergahta düzenli olarak bir otobüs veya minibus hattı bulunmuyor.Kars’tan Ardahan’a otobüs ile gidip buradan Athaltsikhe’e giden direk otobüse binebilirsiniz yada Ardahan’dan Posof’a giden dolmuşlara binebilirsiniz.Bu dolmuşlar  tam olarak dolduğunda harekete geçiyorlar.3-4 saat bu dolmuşların kalkmasını beklemeniz gerekebilir.Posof’a varıldığında buradan kendi imkanlarınızla sınıra gitmelisiniz.Herhangi bir toplu taşıma bulunmuyor.Bu sınır kapısını  Tahran-Tiflis seferini yapan Mahmut Turizm otobüsleri aktif olarak kullanmakta fakat bu otobüsler genelde dolu oluyor.Günlük olarak bu seferi yapan bu otobüse binebilirseniz sanşlısınız demektir.

Otobüs ve dolmuş fiyatları aşağıdaki gibidir.
1 – Kars-Ardahan: 15TL
2 – Ardahan- Akhaltsikhe: 60TL(Son otobüs ve tek otobüs 16:00’da)
3 - 14:30 Akhaltsikhe to Tbilisi (Didube):30-40 TL
Daha once bu coğrafyaya seyahat etmediyseniz ve seyahat günleriniz müsaitse bu rota pek tercih edilebilir bir rota değildir.Dolmuşlar dolmayabilir,taksiciler sizi kazıklamak isteyebilir,Posof veya Athaltsikhe’de bir gece konaklamak zorunda kalabilirsiniz.Eğer sabırlı değilseniz ve sürprizleri sevmiyorsanız bu rotayı tercih etmeyin derim.

3.Rota:Kars-Hopa-Batum-Tiflis-Baku

3.Rotamız biraz uzun gözükse de Kafkasları keşfetmenin bu bölgelerin kültürünü anlamanın en mantıklı ve zevkli rotası diyebiliriz.1230 km uzaktan göründüğü kadar korkutucu ve yorucu değil ve Kars hariç her şehirden saat başı otobüs,minivan vs. bulabileceğiniz bir rotadır.

Kars’tan Hopa’ya;
Günde bir kere saat 9.45’de Artvin Express tarafından minibüs ile sefer gerçekleştiriliyor. Kars otogara gidip biletinizi 1-2 saat önceden almanızı tavsiye ederim.Kars-Hopa arası sefer yapan şirket oldukları için hareket vaktine yakın bilet bulamayabilirsiniz.Bilet fiyatları 45 TL ve seyahat süresi yaklaşık 6 saat sürüyor.Yol 270 km olmasına rağmen dağlık olduğu için minibüs ortalama 50-60 km/sa hızla gidiyor.Uzun süren bu yolculukta harika dağ manzaralarını izlerken vakit su gibi akıp geçiyor.


Kars’tan Hopa’ya giden bu minibüse yetişemediğiniz taktirde 18:30’da Erzurum-Hopa seferini yapan minibüsü yakalayabilirsiniz.Kars-Erzurum arası çok sık minibüs var ve 1-1,5 saat arası sürüyor.Erzurum-Hopa seferi 35 TL ve 5 saat sürüyor.



Hopa’dan Batum’a;
Bir çok firmanın Hopa otogardan Batum’a giden otobüsü var fiyatları 50-60 TL arasında değişiyor.Eğer tek başınaysanız otobüsler tercih edilebilir fakat yanınızda arkadaşınız veya taksiye yancınız varsa taksi sınıra gitmek için daha avantajlıdır. Kara sınırları büyük otobüslerle geçildigi zaman otobüsten tüm yolcu bagajlarinin indirilmesi,tekrar tüm yolcuların otobüse ulasmasi ve bagajlarin yerlestirilmesi cok zaman alıyor.Bu sebeple taksi tercih edilmelidir.Eğer iyi pazarlık yaparsanız taksiler 15-25 TL arasında sizi Sarp sınır kapısına kadar götürür.Hopa-Sarp sınır kapısı yaklaşık 20 km 15 dakika sürmeden sınıra varıyorsunuz.Sarp sınır kapısından da aynı şekilde iyi bir pazarlıkla 10-15 GEL’e(12-20 TL) Batum otobüs istasyonuna ulaşabilirsiniz.

Batum’dan Tiflis’e;
Batum otobüs istasyonundan saat başı otobüs ve minibüsler var otogara varır varmaz bir minibüse atlayıp Tiflis’e gidebilirsiniz. Bu seyahat 370 km civarında otobüsle  6-7 saat arasında sürüyor.Gideceğiniz aracı seçerken özellikle klimalı olmasına dikkat edin.Bilet fiyatları 18 GEL’den başlıyor konfora göre artış gösteriyor.18 GEL’e (22 TL) klimalı bir otobüs bulmanız mümkündür.

Tiflis’ten Bakü’ye;
Tiflis’te 3 tane otobüs istasyonu bulunmakta; Didube , Ortachala ve  main train station Tsotne Dadiani.Batum’dan Tiflis’e vardığınızda “main train station Tsotne Dadiani.” İstasyonunda(son durak) otobüsten inip 150 numaralı şehir hatlarına ait minibüs(0.50 GEL) ile Ortachala istasyonuna ulaşmanız gerekiyor.Azerbeycan’a yapılan seferler bu istasyondan gerçekleşiyor. Ortachala istasyonundan saat 16:00’da Baku’ye giden tek bir otobüs var bilet fiyatı ise 35 GEL(40 TL) bu otobüse bindikten sonra yaklaşık 13 saat sonra Bakü Uluslar Arası Otobüs İstasyonu’na varmış olacaksınız.

Diğer bir seçenek olarak Ortachala’dan Kızıl Köprü’ye(Gürcistan-Azerbeycan sınırı) taksi ile  25 GEL’e gitmek.Kızıl Köprüye vardığınızda Azerbeycan tarafında 10 Manat(30 TL)’a her 30 dakikada bir Bakü’ye giden otobüslere binebilirsiniz.5 Manat fazla verip daha konforlu bir 8 saatlik seyahat istiyorsanız Azerbeycan tarafından Bakü’ye giden lüks dolmuş(Vitoları) tercih edin derim. 

































4.Rota: Tren ile Batum-Tiflis-Bakü
Trenin hastasıyız.Tren nostaljidir diyorsanız Bakü’ye tren yolu ile gitmek de  mümkündür fakat  yaz sezonunda bilet bulabilmek için en az 1 hafta önceden  biletleri almak fayda var.



Batum’dan Tiflis’e;
Batum merkezine yaklaşık 4 km uzaklıkta olan Makhindjauri İstasyonu’ndan Tiflis’e  günlük olarak saat  22:25 ve 17:55 tren var.Tren yolculuğu yaklaşık 9 saat sürüyor.Tren biletleri ise 1st class 2-berth sleeper için 42 GEL ve 2nd class sleeper 4-berth için 24 GEL.

Tiflis’ten Bakü’ye;
Tiflis’ten Bakü’ye gece treni günlük olarak 16:30’da Tiflis’ten ayrılıp bir dahaki sabah 10:20 de varmak üzere sefer yapmaktadır.Bilet fiyatları 1st class 2-bed sleepers için 112 GEL ve 2nd class 4-berth sleepers için 58 GELdir.Seyahat süresi yaklaşık 18 saat sürmektedir. Gürcistan Tren Yollarının sitesinde tren saatlerini kontrol edip seyahatinizden 15 gün öncesinden itibaren online bilet alabilirsiniz.


1 Şubat 2013 Cuma

Her şeyi salla çayı demle!(1)

Her şeyi salla çayı demle diyen İsmail Abiye selam olsun.

Günün her anında her mekanında aradığımız lezzetli olmasa da bulduğumuz lezzetlisini bulduğumuzda tadına doyamadığımız vazgeçilmezimizdir,Çay.
Bugüne kadar içtiğim çayın haddi hesabını yapmaya kalksam yapamam yapmama da gerek yok ama bu yazıyı yazmaya karar verdikten sonraki her içtiğim çayda çay hakkında öğrendiklerimi hatırlayıp "Çayı yaratan Allah'a hamd olsun." diyorum.Bunlardan bir kısmının bu yazımda sizlere anlatmaya çalışacağım.Tarihiyle başlayıp dünyayanın farklı yerlerine  ve Türkiye'ye nasıl geldiğini anlattıktan sonra bazı istatistikler verip susacağım.Elbette araştırmalarım ve deneylerim sonucu lezzetli çay nasıl demlenir? sorusunu cevabını da yazmadan olmaz.

Şu efsaneyi hepiniz muhakkak duymuşsunuzdur. Çin imparatorlarından biri kaynar su kazanının içine düşen çay yaprağının çevreye verdiği kokuyu çok beğenir ve bu karışımı tatmak ister.Tattıktan sonra kendini  zinde ve mutlu hisseder.Bu olay bin iki bin yıllık bir olay değil tahminlere göre beş bin yıllık bir olay.Sağlık ve mutluluğu çayda bulan çinli kardeşlerimiz ilerleyen yıllarda( M.S 9.yy  :) )  çay için bir de kitap oluştururlar.Çayın icat ediliş efsanesinin kaynağı olarak da  bu kitap gösterilir.Ben efsaneye "ooo eşek ölecek,ters dönecek,yüzü güneş görecek" deyip çayın icat edilişini kendi zihnimde bulanık bırakıyorum.
"Çay Kitabı" çayın tarihini bulanık bırakmasına rağmen çayın ekilmesi,biçilmesi,demlenmesi hakkında da bilgi vermekteydi.Bu sayede diğer ülkelere yayılması kolaylaşmıştı.Doğudaki bu lezzeti keşfeden İngilizler bu lezzeti batıya taşımak istemişlerdir.İngilizlerin 17.yy'da çayın varlığından haberdar olduğu bilinmektedir.Çayı benimseyen İngilizler meşhur Seylan'da çay bahçeleri kurup ta Seylan'dan Avrupa yelkenlilerle çay taşımıştır.Çay böylece Avrupa'ya yayılmış olur.
Peki ya bizim ülkemiz?
Bizim coğrafyamıza ise çayla 18.yy 'da tanışıyor.Osmanlı Devleti ile ilişkileri iyi olan Japonya'dan alınan çay tohumları cografyamıza getiriliyor.
Alınan tohumlar ekiliyor fakat uygun koşullar sağlanamadığı için bu denemeler olumsuz sonuçlanıyor.1917 yılına kadar çay dışarıdan alınmaktaydı 1917 yılında "Çayın Babası" olarak bilinen Ziraatçi Ali Rıza Ekten Bey bu durumla alakalı bir rapor hazırlıyor ve uygun şartların Rize civarında sağlanabileceğini söylüyor.Devlet çay üretilmesi ile alakalı yasa çıkartarak çay üretimine başlıyor.Çay ülkemize geç gelmesine rağmen kişi başı çay  tüketim sırasında 4. sırada yer almaktadır.

ÜLKELERE GÖRE YILLIK KİŞİ BAŞI ÇAY TÜKETİM SIRASI

*İrlanda: 3.17 kg
*Kuveyt:2.66 kg
*İngiltere: 2.46 kg
*Türkiye: 2.36 kg
*Katar: 2.00
(Gördüğünüz gibi Çin yok bende çok şaşırdım.),

Lezzetli çay nasıl demlenir?


*Demlemede kireçsiz su kullanılarak su iyice kaynatılmalı vedem için porselen demlik tercih edilmeli
*Boş demliğe konan dökülen kaynar suyun üzerine her bardakiçin 2 çay kaşığı çay ekleyin.
(15 bardak için hazırlancak demlik için iki çorba kaşığıkadar)
*Demlik çaydanlığın su bölümünün üzerine konulara kısıkateşte 10 dk.  Demlenmeli
*Demlenen çay 30 dk. içinde tüketilmeli aksi takdirde çayın tadı değişecektir.

                     At pazarındaki amcanın kahvesi büyük-küçük aynı para

Çayla alakalı o kadar çok şey araştırdım ki yazıya sığmadı ayrıca çayım da bitti.Bu yazıyı çay içerek yazdım umarım okuduktan sonra çayın gelir çay içersin  

27 Ocak 2013 Pazar

Sessizlik ve Karanlık (1)





Görme ve işitme engelli  iki insanın yaşamından bir bölüm.

Engelli iki insanın iletişimlerinin çok zor olmasına rağmen aşk yaşayabilecekleri anlatan "Sessizlik ve Karanlık" kısa filmini Mayıs 2012 'de çekmiştik.Mayısta çektiğimiz bir kısa filmle alakalı post yazmama sebep olan şey filmle alakalı gelen bir hediye.Bu hediyeyi değerli kılan ise hediyeyi veren kişi ve bu hediyenin İstanbul'a yaklaşık 9.858,3 km  uzaktan gelmesi.Bu kısa filmin seyirci  kitlesi Türkiye sınırlarını aştı.Kısa filmden çok etkilenen yakın bir dostum binlerce kilometre öteden bu filmin anısına aşağıdaki tabloyu hediye etti.


  
Filmi izlemeyenler için;



                                           SESSİZLİK VE KARANLIK



Eğer filmi izleyip anladıysanız aslında bu tablonun bizim filmimizi tek bir kareyle özetlediğini göreceksiniz.





Bu yazımda rol olarak görme engelliyi oynadığım için genelde görme engellilerinin dünyada ve Türkiye'deki sayılarına ve onlar için neler yapabileceğimize dikkat çekmek istiyorum.
Dünyada yaklaşık olarak 10 milyon görme engelli insan bulunmaktadır.Ülkemizde bu sayı ancak 2002 yılında yapılan araştırmayla belli oldu.79 yıllık Cumhuriyet tarihinde engelliler nüfus sayımında  (yok sayılmışlardır)sayılmamıştır.

2002 yılının Nisan ayında sona eren Türkiye Engelliler Araştırması'nda Türkiye'nin %1.4'nün engelli olduğu tespit edilmiştir.

  • %25’i Zihinsel Engelli
  • %65,7’si Bedensel Engelli
  •  %12’si İşitme Engelli
  •  %8,3’ü Görme Engelli
Türkiye'de görme engeline sahip olan vatandaş sayısı yaklaşık olarak 77.000 dir.
En güncel veri olarak 2002 yıllarının verilerine ulaşabildim.Ben bu verileri  buraya dizdim ama sen okuyup 'aaaa' cidden bu kadar fazlamıymış diyesin diye değil.Onları şuan çok şükür devlet sayıyor saymanın yanında sosyal hayata entegrasyonu sağlamak için çalışmalar da yapıyor ve devlet sivil halktan da destek bekliyor.Evet ben yine bir sosyal zorunluluk projesinin   temellerini attım bu yazıyla.Devletin körlere verdiği hizmetlerden biri olan
"KÖRLER KÜTÜPHANESİ"ne dikkat çekmek istiyorum.O nasıl oluyor? O şu şekilde oluyor...
Körler tabiki kitap okuyamıyorlar ancak dinleyebiliyorlar.Bu kütüphane sesli bir arşivden oluşuyor.Bu arşivi oluşturanlar ise  'Gönüllü Okuyucular'.Gönüllü Okuyucular kütüphaneye başvurarak kitapları seslendirebiliyorlar.Peki bu kütüphaneler nerede?

Görme Engelli Kütüphaneleri (Sesli Kitap) 

İBB Körler Kütüphanesi
Telefon : (0212) 417 25 46 / Eyüp
Kütüphaneler ve Müzeler Müdürlüğü Körler Kütüphanesi
E-mail: 
korlerbolumu@ibb.gov.tr


Boğaziçi Üniversitesi Görme Engelliler Teknoloji ve Eğitim Merkezi
Boğaziçi Üniversitesi - Kuzey Kampüs - Kuzey Park Binası, 34342 Bebek / İstanbul
Telefon: 0212 359 7538 
İnternet sitesi: www.getem.boun.edu.tr

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kütüphane Müzeler Müdürlüğü
Atatürk Kitaplığı Görme Engelliler Bölümü

Mete Caddesi Numara:45, Taksim / İstanbul
Telefon: 0212 249 09 45 Dahili: 7537 Faks: 0212 251 79 72 
E-posta: korlerbolumu@ibb.gov.tr

Beyazit Devlet Kütüphanesi Görmeyenler için Sesli Kitap Merkezi
Turan Emeksiz Sokak, Numara: 2/4, 34450 Beyazıt / İstanbul
(Beyazıt Meydanında ve Sahaflar Çarşısı yanındadır)
Telefon: 0212 522 31 67 - 519 38 83

Türkiye Görme Özürlüler Kitaplığı
Mithatpaşa Caddesi Numara: 404/1, Asansor - Konak / İzmir
Telefon: 0232 483 30 23 Faks: 0232 446 46 31
E-posta: bilgi@turgok.org
İnternet sitesi: www.turgok.org

Patates Baskı
Perpa İş Merkezi, A-Blok, Kat: 11, Ana Hol, Numara: 1472
34385 Okmeydanı / İstanbul
Telefon: 0212 210 99 66 - 0212 210 99 67
İnternet sitesi: www.patatesprint.com.tr/seslikitap/

Bakırköy Belediyesi Körler Kütüphanesi

Telefon: 0212 660 52 97


GÖNÜLLÜ OKUYUCU OLMAK İÇİN TIKLAYINIZ

KAYNAKLAR:
 http://www.6nokta.org.tr/kutuphaneler.html
http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/151819.asp
http://www.ibb.gov.tr/sites/sesliweb/Pages/SesliKutuphane.aspx

11 Ocak 2013 Cuma

#bimilyon nedenden bir kaçı...


  1. Tam ders çalışmaya karar vermişken olumsuz bir sonuç karşısında blog açmaya karar vermek.(bknz:http://asturksever.blogspot.com/2013/01/finallere-calsmamak-icin-birmilyon-neden.html)
  2. Suların kesilmesi.(4.Levent civarında yaşanan su kesintisi psikolojik olarak finallere çalışmaya başlayacak üniversitelileri etkiledi.)
  3. Bütün dönem temiz olduğunu sandığın öğrenci evinin kirli,dağınık olduğunun farkına varılması.(Mutfak ve oda derinlemesine temizlendi)
  4. 2 yıldır görüşmediğin arkadaşının bulunduğun şehre gelmesi ve her şeye rağmen onunla buluşulması(Buluşuldu.)
  5. 1 aylık uzun tatil döneminde ne yapılacağına karar verilmesi.(Kararlar verildi SWAT analizlerine devam ediliyor.)
  6. "Bu ders yaz okulunda açılır zaten BÜTler de var!" gibi düşünceler.(İTÜ büt sınav takvimi için:http://www.sis.itu.edu.tr/tr/sinav_programi/butunleme/)
  7. Arkadaştan gelen final zaten testmiş mesajı.(Biliyorum çok klasik ama gerçekten o mesaj  geldi.)
  8. Sınav öğleden sonraymış deyip çalışmanın sabaha bırakılması ve sabah uyuya kalınması.
  9. Hocanın not analizlerinin yapılması ve şu ana kadar kimseyi bırakmamış olması.
  10. Kütüphanenin full çekmesi sonucu uygun ortam oluşturma çabaları...
  11. Fotokopiden aldığın notların not almayı bilmeyen adamlar tarafından alındığının farkına varılması ve anlaşılmaması(İş Hukuku Notları)
  12. Notların silik çıkması ve üstünden geçerken zaten okumuş kadar oldum demeler...
  13. Derslerde not alınmadığı için notların aç gözlü gibi toplanması ve okunacak not yığının oluşması.
  14. İngilizce notları anlayabilme yetisini kuvvetlendirmek için ingilizce altyazılı film izlemeye başlamak(Filmler izlendi),
  15. Final tarihleriyle beraber Cem Yılmaz'ın gösterisinin vizyona girmesi (Gidildi.-Cem Yılmaz'ın hasılatı için:http://boxofficeturkiye.com/film/2011458/CM101MMXI-Fundamentals.htm)
  16. Finallere grup halinde çalışmanın daha faydalı olacağına karar verilmesi ve grubun bütün vakitlerini bir birlerini ders çalışmaya ikna etmesiyle geçirmesi.(Çoğu zaman yaşandı.)
  17. Sosyal medyanın normalden daha aktif olarak kullanılması.Örnek:İtü aktüelden sınav hakkında bilgi alacağım diye Facebook'a girilip vakit geçirilmesi
  18. Instagram'da normalden daha fazla fotoğraf paylaşılması.(final haftasındaki yükseliş için : http://web.stagram.com/n/astrksvr/)
  19. Senenin ilk karının yağması ve yarın okullar acaba tatil olur mu yaa... nidaları
  20. Okulların tatil olması için sosyal medyada rektöre baskı yapma. (#yarınitutatilolsun-Buna harcanan vakti  derse harcasaydım 08 Ocak'ta iptal olan sınavıma ekstra bir çalışma yapmadan girebilirdim.)
Evet yine yalnız çalışmaya başlanan bir ' C 'dersinin arifesindeyim ve oturup bunları yazdım.Bu hafta içerisinde  tüm son güne bırakanlar gibi gecem güdüzüme kaçtı kaçta yatıp kaçta uyandığımı sınavlar belirledi.Sadece kaçta yatıp kaçta kalkacağımı değil günlerimi de belirledi.Geçen haftanın günleri benim için şöyleydi:
Ata102-Ing201-İş Hukuku-Olasılık-C-Introduction to Behavioral Sciences-Surveying II-Cartography
sis.itu.edu.tryi yenileme refleksinin oluştuğu bu günlerde hepinize iyi notlar dilerim.

1 Ocak 2013 Salı

Finallere çalışmamak için birmilyon neden!

Selam Dünya;

Herkesin bir blog açma macerası vardır.Benim maceram da şöyle...
Finallere çalışmamak için birmilyon neden ararken tam ders çalışmaya yeni başlamışken yazdığımın programın çıktısını aşağıdaki gibi alınca "Selam Dünya" diyecek başka bir yer aradım.


                                         İşte blogumu açmama sebep olan kodların çıktısı 


Siz olsaydınız bu çıktıyı aldıktan sonra ne yapardınız?

İlerleyen süreçte burada ne yazacağıma karar vermedim hiç bir konuda henüz uzman değilim.Önce uzman olmayı bekleyip sonra bir şeyler yazmayı beklersem  ya hiç bir şey yazamam ya da yazacak energim kalmaz. Şu an bu cümleyi "bir sonraki yazımda ne yazsam acaba"nın düşünme payı olarak yazdım.Ve kararımı verdim bir sonra ki yazının konusu "blogun tarihçesi ve dünyaya damgasını vurmuş bloglar"olacak.